dağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2017 Salı

Batı Torosların en yüksek noktasında

Kızlarsivrisi'nin doruklarında...

Şehrin kalabalığı, beton ve asfaltla çevrili yapısı beni yeterince bunalttı. Bir de üzerine 15 yıl gölgesiyle bile kavgalı tipler eklenince buralar çekilmez oldu. Çekip gidemeyince çareyi doğaya kaçmakta buldum. Stres seviyemin üst noktalara  doğru tırmanmaya başladığı bir dönemde Toroslar Doğa Sporları Kulübü'nün (TODOSK) Kızlarsivrisi Dağı tırmanış duyurusu gözüme çarptı. Son dönemde doğa sporları konusunda birlikte hareket ettiğim ruh ikizim Kenan'a tırmanıştan bahsettim. Her zamanki klasik cevabını verdi, "Ben varım".


TODOSK yetkililerine kaydımızı yaptırdıktan sonra tırmanış hazırlıklarına başladık. İhtiyaç listesini belirleyip, çantayı yavaş yavaş hazırlamaya koyulduk. Ve beklenen gün geldi. Çadır, uyku tulumu, 2 gün yetecek yiyecek, bolca su, 3 bin metrelik rakımı göz önünde bulundurarak kışlık kıyafetler, malzemeler derken çantada yer kalmadı. Yetmezmiş gibi epeyce ağırlaştı. "Dağcılık kolay olsaydı".

12 Ekim 2016 Çarşamba

Beydağları’ndan Akdeniz’e


Kenan, Atik, Selahattin, Nevzat ve ben. Antalyaspor tribünlerinde tanıştık. Zamanla sıkı dostlar, iyi arkadaşlar olduk. Ortak noktamızın sadece Antalyaspor olduğunu zannederdik. Birbirimizi daha iyi tanıdıkça diğer bir ortak noktamızın da doğayı, doğa sporlarını sevmemiz olduğunu fark ettik. Bu yönde gerçekleşen sohbetler haliyle Likya Yolu üzerine yoğunlaşmaya başladı. Sonunda bizde Likya Yolu’nu yürümeye karar verdik. Antalya’nın kavurucu yaz sıcakları yerini serin havalara bırakınca etap etap parkurları geçmek için harekete geçtik. Birlikte yürüdüğümüz ilk etap ise Hisarçandır-Göynük Kanyonu parkuru oldu. Bu parkur yürüyüşe Antalya’dan başlayanlar için ilk, Fethiye’den başlayanlar ise son parkur olma özelliği ile öne çıkıyor. Ayrıca yaklaşık 1500 metre rakımdan deniz seviyesine inilen keyifli ama bir o kadar da zor bir parkur.

18 Ocak 2015 Pazar

Cüceler Mağarası


Cüce çocuğun sığındı mağara

Babasından yediği tokada çok içerlenen cüce çocuk gecenin karanlığında evini terk eder ve bir mağaraya sığınır. Ormanda yürüyen başka bir cüce çocuğu gizlice takip eden çoban, evden kaçan çocuğun saklandığı mağarayı görür. Bu olaydan sonra mağaranın ismi Cüceler Mağarası olarak kalır. Akdeniz’in karşısına tüm heybetiyle dikilen Toroslar’ın eteğinde ormanlarla kaplı bir köyde günümüzden 200 yıl kadar önce cüce bir aile yaşarmış. Köyde mutlu mesut bir yaşam süren, köyün neşe kaynağı olan ailenin içerisinde bir gün tartışma çıkmış. Tartışma hızla büyümüş ve kavgaya dönüşmüş. Tartışma sırasında sinirlenen baba, oğluna bir tokat atmış. Yediği tokta içerleyen cüce çocuk, gecenin karanlığında evi terk etmiş. Cüce aile ve köylü günlerce ormanda evini terk eden çocuğu aramış. Günler günleri, haftalar haftaları takip etmiş ama cüce çocuktan bir daha haber alınamamış.